BlockChain Sistemi ve Dezavantajları

Blockchain nedir?

Blockchain; özel bir ağ üzerinde, dağıtık bir veri tabanı üzerinde, o ağın kurallarına göre işlem yapma sistemidir. Sisteme dahil olan her kişi tüm veritabanını görebilir, işlem yapabilir. BlockChain sisteminde kişiden kişiye (Peer to Peer) digital varlık gönderimi gerçekleştirilebilir. Bu gönderim de sistemdeki madencilerin çoğunluğu tarafından onaylatarak  resmileştirilir. Bu sayede aracı kuruma ihtiyaç duymadan gönderim onaylanmış olur. Aracısız her kullanıcı ağa bağlanabilir, yeni işlemler gönderebilir, işlemleri doğrulayabilir ve yeni bloklar oluşturabilir.

Blockchain’in dezantajları nedir?

Merkezi bir yönetim yoktur : Bu aslında Bitcoin’in avantaj olarak sunulduğu bir özelliktir. Merkezi olmaması maliyetleri düşürmektedir. Ancak merkezi olmaması karar vermesini zorlaştırılıyor. 1 Ağustos’ta alınmak istenen bir karara göre 1 block’un boyutunun 1 MB’dan 8 MB’a çıkarılması tartışıldı. Bu durumda karar alınamadığı için Bitcoin Cash isimli yeni bir kripto para ortaya çıktı. Bu gibi olaylar ileriye dönük de olmayacağının bir garantisi yoktur.
Çözülemez sorunlar; Yine merkezi olmaması kullanıcıların yaşadığı sorunları (digital varlığını çaldırma,hack,şifre unutma vs..) çözememesi anlamına gelmektedir. Oysa merkezi sistemlerde (Bankacılık gibi) kartınızı veya şifrenizi çaldırdığınızda 5-10 dakikada çözüm üretebilir, kaybınızı telafi edebilirsiniz.
Gizlilik büyük bir yalan! Blockchain sistemlerinin vaadettiği gizlilik aslında hiç olmayan bir şeydir. Evet sistemi kullanırken hiç bir yere gerçek bilgilerinizi yazmak zorunda değilsiniz.. Oysa elinizdeki varlığı gerçek hayattaki paraya çevirmek istediğinizde karşınıza borsalar çıkar. Borsalar ise tüm kimlik hatta daha fazla bilgiyi almadan size hesap bile açmaz. Art niyetli bir kişi veya merkezi otorite borsa verilerini ele geçirdiğinde blockchain veritabanında sizin her hareketinizi geriye doğru takip edebilir.
Sistem kandırılabilir; Sistemde merkezi bir onay mekanizması olmadığı için dağıtılmış onay mekanizması bulunuyor. Sistemdeki kişilerin çoğunluğunun (%51) onayladığı işlem sistem tarafından kabul ediliyor. Ancak Çin’de bazı yatırımcılar büyük yatırımlar ile Bitcoin havuzları kuruyorlar. Ve bu havuzların gücü tüm sistemin gücünün yarısını geçebilirse, tüm sistemi etkileyerek sistemi yerle bir edebilirler. 
Onay Süresi Uzun; Sistem teorik olarak çok hızlı olacak şekilde kurulmuş durumda. Ancak sistemin temelleri gereği her bir block 1-10 dakikada bir üretilebilmektedir. 
Onay alınsa bile beklemek gerekiyor; Sistemde zarar görmemek için 6 block onayı alma öneriliyor. Bu da bir para gönderimi/alımı için neredeyse 1 saat bekleme durumu oluşuyor. Ki bu günümüz bankacılık sistemine göre çok yavaş olup, günlük hayatta takas değeri olarak kullanılmaması demektir.
Yüksek Data Boyutu ; Etherium gibi bazı sistemler ise 1 dakika aralıklarla block oluşturmaya izin vermektedir. Ancak 6 blok beklemeyle birlikte bir işlem ortalama 5-30dk sürmektedir. Sistemi 1 dakika veya daha az bir süreye çekmek bir zaman sonra devasa bir veritabanı boyutu gerektirecektir. Böyle bir veritabanında işlem yapmak ve bunu sağlam tutmak ekonomik olarak imkansız olacaktır.
Günlük hayata yetişemeyen yavaşlık; Blockchain sistemlerinin bu kadar yavaş olması ve onay işlemlerindeki bekleme süreleri bu sistemle üretilen bitcoin, ether vs gibi digital varlıkları günlük hayatta kullanılmaz hale getirmektedir. Oysa birisi elindeki digital varlığı bir market kasasında bile kullanabilmeli. 
Günlük hayatta kullanılmayan bitcoin vs gibi digital varlıklar sadece bir grup azınlığın borsalardan para kazanma aracının ötesine geçemiyor. 

Eylül 2016'de BlockChain'inin risklerini gözler önüne seren bir olay

Krypton akıllı sözleşmeler “smart contracts” ve dağıtık iş uygulamaları geliştirmek için kurulmuş bir platform. Alt yapı olarak popüler blok zinciri Ethereum’u kullanıyordu. Bu artık geçmişte kalacak zira site tümüyle altyapısını Ethereum’dan Bitcoin’e geçiriyor.

Krypton kurucusu Stephanie Kent yayınladığı bir açıklamada bu kararı Eylül ayının başında yaşadıkları iki büyük kompleks dijital saldırı sebebiyle aldıklarını belirtti. Saldırıları “51 crew” adındaki bir dijital korsan grubu üstlendi.

Saldırganlar önce çevrimdışı platformda kendi Krypton blok zincirlerini oluşturdular ve ardından bu zinciri yayına açarak Ethereum platformuna enjekte etmek için yüksek seviyede işlem gerçekleştirip bunları sisteme yönlendirirken ve aynı zamanda orijinal Krypton noktalarına da DDos saldırısı gerçekleştirdiler. Bu saldırı nedeniyle dijital korsanlar blok zincirinin “eğer çoğunluk bir işlemi onaylıyorsa doğrudur” kuralını manipüle ederek kendi verilerini sisteme kabul ettirdiler. Bu istismar karşısında yapabileceği bir şeyi olmadığını açıklayan Kent, altyapılarını çalıştığı kanıtlanmış Ethereum’dan güvenliği direnci kanıtlanmış Bitcoin blok zincirine geçireceklerini açıkladı.

Aslında yaşanan bu hadise blok zincirlerindeki önemli bir istismar noktasını da bizlere gösteriyor. Bu noktada mutlaka alternatif çözümlerin de geliştirilmesini bekleyebiliriz.

KAYNAK